LOJİSTİK KAVRAMI VE ÖNEMİ | İsteNakliye
Bize Ulaşın Bize Ulaşın

Biz Size Ulaşalım


Image
Image
LOJİSTİK KAVRAMI VE ÖNEMİ
  • 2022-08-01

LOJİSTİK KAVRAMI VE ÖNEMİ

Lojistik Kavramı Nedir?

Geçmişten günümüze dünyamızda her şey gelişmekte ve değişmektedir. Bunların en önemlileri teknoloji, ekonomi ve pazarlamadır. Zaman geçtikçe insanlar yeni keşifler yapmakta, yeni özellikler geliştirmekte ve bu yenilikleri dünyanın her yerine taşımaktadır. Bu sebeple de günden güne ülkeler arası sınırlarımız kalkarak küreselleştiğimiz bir dünya oluşmaktadır. Küreselleşme ise kısaca; Dünya’nın herhangi bir yerinde bulunan insanların yine Dünya’nın herhangi bir yerinden ne zaman ne isterse elde edebilmesidir. Küreselleşme sonucu uzak yakın fark etmeksizin sınırlarımızı aşmakta böylece her ülkenin ve insanlarının ortaklaşmaya başladığı bir dünya ortaya çıkarmaktayızdır. Tabii dünyamız böyle bir hâl alırken rekabet de beraberinde gelmektedir. Rekabetin kaynağı ise artık günümüzde herkesin neredeyse her konuda, alanda, sektörde her işi yapabilmesidir. Bu yüzden müşteriler bir şey almak istedikleri zaman çok fazla seçenek ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bir seçim yapmaları gerektiği zaman ise tüm piyasada genelde fiyat olarak hep birbirine yakın fiyatta ürünler görmektedirler. Bu yüzden bir şey sipariş edilirken veya satın alınırken önemli olan, alacağınız ürünleri aradığınız zaman alabilmek değil en uygun fiyata en kaliteli ürünü istediğiniz yerde, istediğiniz zaman ve istediğiniz miktarda alabilmektir. Bunu başarmakta da en önemli rolü lojistik üstlenmektedir.

Lojistik kavramının tarihine inecek olursak isminin Türkçe’ye geçmesi hem Latince’sinden hem de Yunanca’sından gelmektedir. Aslında Latin kökenli olan sözcük 2 ayrı kelimenin tek hale getirilmesiyle oluşmuştur. “Logic” yani mantık ve “Statics” yani istatik kelimelerinin birleşimidir. Yunanca ise “Logisticos” yani “hesaplayıcı”, “mantık” anlamına gelmektedir. Türkçe anlamı ise bildiğimiz üzere ”Lojistik” olup “modern mantık” veyahut “mantıklı hesap” anlamına gelmektedir. TDK’de ise askeri bir terim olarak kabul görüp “geri hizmet” olarak geçmektedir.

Lojistik bir süreç bilimi yani kısaca diyecek olursak prosestir. Bu süreç bilimi 18.yy’da Fransa’da askeri orduların girdiği savaşlar için bir savaş stratejisi olarak kullanılmasıyla ortaya çıkmıştır. Çünkü İsveçli Antoine-Henry Jomini’nin dediğine göre  -kendisi lojistik terimini ilk kullanandır- “Orduları harekete geçirmenin en etkili yolu lojistiktir.”. Bu sözün gerçekliğini tarihte yazılan ve yaşanan birçok olayla ispatlayabiliriz. Örneğin önce Yunanistan ve çevresi daha sonra ise 2. Dünya Savaşına katılan tüm ülkelerde de askeri terim olarak hayli önemli bir yere gelmiştir. Yine de bu terimin patlama zamanı  ve bilimsel olarak kabul edilmesi 2.Dünya Savaşı’ndan sonra olmuştur. Bunun sebebi ise o savaş dönemlerinde erzak, giyecek, cephane ve silahlar ordu için en önemli şeylerdir ama bunlardan daha önemlisi ordunun bunlara her an her yerde sahip olabilmesidir. Bunları cepheye veya ordulara ulaştıramayan bir taraf kaybetmeye mahkum olacaktır. Kazanmayı sağlayacak olan ulaşım da ve bu tedariği sağlayan da o zamanlarda hatta tarih çağlarından bile önce ismi verilmese de lojistik bilimidir. Bu yüzden 2.Dünya savaşı zamanlarında teknoloji ve bunun beraberinde silah sanayisinde olan hızlı ve şok edici yeniliklerden sonra lojistiğe olan ihtiyaç artmıştır. Bu da demek oluyor ki zafer artık sadece ordudaki insan sayısındaki fazlalıkla ilgili değil çok stratejik bir lojistik süreci olmasıyla ilgilidir. Sonuç olarak bir savaşı kazanmak veya kaybetmek az ama güçlü silahlara ve tedariğe sahip öz bir orduyla belirlenebilmektedir. Bu tedariği de tüm dünya genelinde sağlayacak olan ve anahtar görevi gören can pahasına değerli olan bilim lojistiktir. Askeri alanlarda kullanılmaya ve adını duyurmaya başlasa da anlayacağınız üzere lojistik artık her alanda karşımıza çıkmaktadır. Popülaritesini sürekli arttırması ve bu kadar kullanılması da küreselleşmenin getirdiği her alanda bir doyum noktası olmaması ve hep süreç bilimine ihtiyaç duyulacak olmasıdır. Bu farkındalığı yaşayan Amerika Birleşik Devletleri II. Dünya savaşı sonrası birçok lojistik firmalarını dikkate alıp 1960 yılından günümüze kadar süren ve ileride de sürecek olan gelişimlerin içerisinde lojistik hizmetlerinden faydalanmaya ve sektörün içine girmeye başlamışlardır. Dünyada lojistiğin gelişimini kronik bir şekilde açıklamak gerekirse de 1940 ile 1960 yılları arasında başlangıçta atacakları adımları ve aşamalarıdır. 1960 ile 1970 yılları arasında da fikir ve ideolojilerini belirleyip buna göre statü kazanmasıdır. 1970 ile 1980 arası yıllarda da geliştirdikleri modellerin çağa uyumunu sağlaması ve önceliklerini belirlemesidir. 1980’den sonra günümüze kadar gelen yıllar ise ekonomik ve kullanım için yapılan yenilikler çağıdır ve bunu zaten görmekteyizdir.

Lojistik Kavramının Önemi

Tarihteki önemini büyük bir çoğunlukta anlatmış olsak da şimdi gelelim günümüzdeki önemine. Günümüzde yine geçmişteki zamanlara göre teknoloji, sanayi, ekonomi, ulaşım ve daha birçok alanda gelişmişlik açısından dağlar kadar fark vardır. Bu farkların dezavantaj bir durum yaratmaması için Ben Shapiro’nun deyimiyle “doğru malzemenin, doğru miktarda, doğru yere, doğru zamanda, doğru durumda, doğru fiyatla ulaşması” lojistiğin en kısa ve doğru tanımıdır. Bu tanımı uygulamak içinse sanayi ve endüstri yani genel olarak iş sektöründe birçok pazarlama, üretim veya tedarik firmasının seneler boyu kullandığı bir araçtır. Bu aracı kullanırken tek bir daldan yararlanılmamaktır lojistiğin birçok dalları vardır bunlar: nakliyat yani taşımacılık, depolama, ham madde ve envanter gibi birden fazladır. Nakliyat derken hem şehir içi taşımadan hem şehirler arası taşımadan hem de uluslarası taşımadan bahsetmekteyiz. Ana fonksiyonları ise satın alma, taşıma, depolama, envanter girişi, doğru bilgi akışının sağlanması ve bu aktivitelerin organize edilmesi ve planlanmasıdır. Lojistik şirket sahipleri veya yöneticileri, bir organizasyon içinde kaynakların nasıl ve ne kadar kullanacağını ayarlayarak bu fonksiyonların her birinden gelen bilgileri harmanlamakla görevlidir. Lojistiğin iki farklı daha formu vardır; bunlardan biri depolamadır ve tedarik zinciri boyunca malzeme akışının kesilmemesini sağlar, bir diğeri ise projelerin bir sonuca varması için kaynakları eşitler. Tüm bunlara dikkat edilerek kurulan bir lojistik firması veya projesi sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Çünkü lojistik, sonu neredeyse gözükmeyecek kadar uzun bir tedarik zinciridir. Kimi zaman müşteri ve şirket arasında olduğu gibi kimi zaman da tam tersi bir akış olmaktadır. Bu sayede de müşteri var oldukça lojistik onlara en uygun ve düzgün hizmeti verebilmek için var olacaktır, olmak zorundadır. İflas etmiş birçok lojistik, nakliye veya taşıma firmalarına bakacak olursak geneli bu tedarik zincirini doğru şekilde yapılandırmamış olmasındandır. Aynı şekilde bir firmanın potansiyelinin en üstüne çıkabilmesi için örneğin ürettiği, geliştirdiği veya sattığı ürünleri dünyanın her yerine her zaman ulaştırabilmesi gerekmektedir. Lojistik kullanılmadığı zaman nasıl bir firmanın geleceğini kötüye götürüyorsa kullanıldığı zaman ise gerçekten iyi bir gelecek vaat etmektedir. Bahsettiğimiz firmalar ise tabii ki sadece ülkemizde sınırlı değil tüm dünyaya da yayılmış olan ve hizmet veren uluslararası nakliye, lojistik, taşıma firmalardan da bahsetmekteyiz.

Bu yazımızdan da anlayacağınız üzere lojistik hayatımızın biz fark etmediğimiz zamanlarında bile bulunmaktadır ve bize doğru kullanımıyla avantajlar sağlamaktadır. Yine de lojistik öyle okuduklarımızla yeterli olmamakta ve kendi iş sahasında görüldükçe bir şeyleri tecrübe ettikçe bilen birilerinden öğrendikçe anlam kazanan ve kazandıran bir bilimdir.