TÜRKİYEDE İHRACATIN ÖNEMİ | İsteNakliye
Bize Ulaşın Bize Ulaşın

Biz Size Ulaşalım


Image
Image
TÜRKİYEDE İHRACATIN ÖNEMİ
  • 2022-08-01

TÜRKİYEDE İHRACATIN ÖNEMİ

Türkiye’de İhracatın Önemi

Dünya genelinde bile çokça öneme sahip olan ihracat ülkemiz için de oldukça önem arz etmektedir. Dış ticaret ülkemiz için çok gerekli bir unsurdur. Dünyadaki siyasi sınırların değişmesi, ticari blokların kurulması, doğu bloklarının çöküşü, yapılan ülkeler arası anlaşmalar sayesinde ve en önemli olarak Dünya Ticaret Örgütü’nün kurulmasıyla dış ticaretin yapılabileceği pazarlar çoğalmıştır. Bu pazarların çoğalmasıyla birlikte yeni ihracat ve dış ticaret fırsatları doğmuştur. En ucuz fiyata en kaliteli ve en hızlı üretimi elde etmek için yarışan rekabetçi üreticilerin de ortaya çıkmasıyla dünya ekonomisi olumlu anlamda etkilenmiş ve zamanla da küreselleşmeye başlamıştır. Tarih olarak bakacak olursak İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeni neredeyse yetmiş yıldır değişmemektedir. Fakat son otuz yılda özellikle ekonomi, siyasi, askeri alanda gerçekleşen gelişmeler ve değişimler bir yandan şok etkisi yaratıp bir yandan çok güçlü bir etkiye sahip olarak dünyayı ve dengeleri alt üst etmiştir. Bu yüzden bilinen dünya düzeni ve merkezi değişmiştir. Ülkemiz ise konum olarak çok büyük avantajlara sahiptir ve bu değişimi özümseye başlamıştır ama daha da özümsemesi için dünya pazarına girmelidir. Türkiye konumunu daha da stratejik kullanırsa eğer güçlü ekonominin bir parçası olma imkanına sahiptir. Dünya üzerindeki az gelişmiş hatta gelişmemiş olarak nitelendirilen ülkeler; teknoloji (teknolojiden kastımız bilgiye kolay ulaşabilmek, elektronik ortamlarda bulunmak vs.), iletişim (bu sayede dünya üzerindeki etkileşim kolaylaşacaktır), bilişim, ihracat, finans, nakliye, enerji, otomotiv, internet,  güvenlik, sağlık, ilaç, kimya, lojistik, gıda ve tarım gibi alanlara yönelmekle kendilerini bir adım ileriye taşıyacaklardır. Gelişmek isteyen bir ülke kurumsallaşmalı ve ileride artacak değerlere yönelmelidir. İhracatı oldukça fazla yapıp ithalatı en aza indirmelidir. İhracatın döviz kuru üzerinden yapıldığını bilmekteyizdir. Döviz girdisi sayesinde ise birim maliyetler etkilenmez. Tasarruf ettikleri paralaro ve kazandıkları dövizi kendi ülkeleri içi teknolojiye, Ar-Ge’ye ve bilime yatırmalı, kendi ham maddelerini kendi işlemelidir. Başka ülkelerin boyunduruğu altında, dışa bağımlı kalmaktansa kendi ülkesini yine kendi kalkındırmalıdır. Ürettikleri ürünlerin kalitesiyle dünya markaları ile rekabet edebilmelidir ve kendi topraklarını değerlendirerek çalışanları için istihdam yaratmalıdır. İlkel yöntemlerden olabildiğince uzak durup her sektörün modern haline ulaşmayı hedeflemelidir (modern tarım, modern üretim vb.). Bir nevi klasik ve geleneksel yöntemlerin dışına çıkarak daha yaratıcı ve özgün bakış açıları kazanmayı hedeflemelidir. Bütün bunları gerçekleştirebilmek ve kendi ülkenizi kalkındırabilmek içinse ihracat aynı zamanda da dış ticaret ile olabildiğince içli dışlı olup kendinizi dünya pazarında tanıtmalısınızdır.

Türkiye’de ihracatın önemini ise buradan anlayabiliriz, eğer radikal (sanal veya gerçek) yatırımlar yaparsanız sürekli, üretirseniz ve her şeyden önemlisi dediğimiz gibi küresel dünya pazarlarına ihracat yaparsanız ülkemiz bu yeni dünya düzeninde kalkınmayı başaracaktır. İhracatın Türkiye için önemine biraz daha detaylı değinelim. Eğer Türkiye kendi ham maddelerini güzelce işleyip kullanabiliyorsa hatta başka ülkelere ihracatını yapabiliyorsa o ülke bağımsız sayılmaktadır. Türkiye’nin de tamamen edinmesi gereken siyasi ve ekonomik açıdan bağımsızlıkları sağlamaktadır ve bu bağımsızlıkları edinmek ihracattan geçmektedir. Türkiye’de ne kadar çok ihracat yapılırsa kişi başına düşecek olan pay artmaktadır ve bu sayede hem bireysel hem de toplumsal yarar sağlamaktadır. Birey toplum demektir ve eğer toplum birbiriyle iyi geçinirse ülke genelinde huzur olacaktır. İhracat’ın bir diğer önemi ise Türkiye’nin pazarını başka ülkelere yani dünyaya tanıtırken dolaylı yoldan kültürel zenginliklerini de duyurmuş olacaktır. Bu da ülkemize turist çekecektir ve yine maddi olarak kalkınacağızdır. Ülkemizde üretimi fazla olan ve boşa giden ürünler var ise de ihracat bu konuda da çok yardımcı olmaktadır. O ürünlerin kullanım oranlarını ve üretim vardiyalarının süresini arttırmak mantıklı olacaktır. Böylece ölçek ekonomisine kısa sürede ulaşmış olacağızdır. Ülkemizdeki istihdam oranını arttırmak için de oldukça yararlıdır. Farkı ülkere yapacağımız mal ve hizmet ihracatı, ülkemizde yeni iş olanakları yaratacaktır. Dünya pazarında yer etmemiz bize bilgi edinme açısından da oldukça fazla şey katacaktır. Ülkemizde her firma ihracat yapmamaktadır. Bunun nedeni ne olur, iflas eder miyim veya nasıl yapılacağını bilmemekten kaynaklanmaktadır. Neyse ki ülkemizde bu firmalara dünya pazarından edindikleri bilgi ve uzmanlıkla yardım etmeye hep hazır olan ticari geliştirme kuruluşları bulunmaktadır. İhracat, ülke genelinde insanları girişimciliğe, pazarlamaya, lojistiğe veya taşımacılığa özendirmektedir bu da çok iyi bir avantajdır. Ülkemizin berrak zihinlerinin dışarıya beyin göçü yapmasının yanı sıra ihracat sayesinde ülkemizin reklamını yaparak tersine bir beyin göçü gerçekleştirme imkanına sahipizdir. Artık dünya pazarının da bir parçası olduğumuza göre bu bizim siyasi ve politik ilişkilerimize de yansıyacaktır. İhracat, Türkiye ile diğer ülkeler arasında olan çözülememiş veya çözülemeyen birtakım problemlerin çözülmesinde de çok yardımcı bir rol oynamaktadır. Eğer dünya genelinde hiçbir ülkeyle siyasi veya ticari bir sorunumuz, borcumuz olmazsa kendimizi olabildiğinde iyi tanıtabiliriz. Bu da yetmezmiş gibi pazarda edindiğimiz yer kalıcı olacaktır.

Maddi açıdan bakacak olursak zaten tüm firmalara, sektörü fark etmeksizin lojistik, nakliye, ve taşıma firmaları gibi sürekli devam edecek olan bir gelir akışı sağlamaktadır. Dünya pazarlarına açılmamızı sağlayan ihracat, aynı zamanda o pazarlardan pay almamızı da sağlamaktadır. Bu payları ise zamanla dünya pazarındaki diğer rakip firmaların uyguladığı taktikleri görerek öğrenerek ve uygulayarak daha çok almayı başarabiliriz. Rakip firmalar demişken ihracatın bir diğer önemi ise rekabet ortamı yaratmasıdır. Rekabet eden bir firma ise sürekli değişen yeniliklere farklı metod ve taktiklerle ayak uydurmaya çalışacaktır bu sayede de ülkeye ticari açıdan katkıda bulunmuş olacaktır. Ülkemizde ise dünyanın her yerinde olduğu gibi denge kurmamız gerekmektedir. İthalat ve ihracat dengesi çok önemlidir. Bu dengeyi, ihracatı düzgün ve dozunda yaptığımız takdirde tutturabiliriz. Böylece dış ödeme dengesizlikleri ortadan kalkmaktadır. Ek olarak, ülkemizde olan ticari arzlara göre genel dalgalanmalardan ve değişen tüketici taleplerinden kaynaklı dalgalanmaların da önüne geçebilmekteyizdir.

Firmalar için de oldukça fazla etkisi olan ihracatın, bir ülkenin firmasına kattığı değer zaten ülkeye katılmış demektir. Ülkemizdeki firmalara etkisini de şöyle anlatabiliriz. Pazar payını dünya genelinde genişletme fırsatı tanımaktadır. Ülkemizin iç pazarında potansiyelimizi tam olarak kullanamıyorsak üretimi arttırmamızda yardımcı olur ve potansiyelimizi ortaya çıkarmamızda katkıda bulunmaktadır. Yine ülkemizin iç pazarında bir durgunluk varsa bunu ortadan kaldırabilmekte ve hep hareketli bir iç pazar olmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda dış pazarlarda ticaret yaparak iç pazarda gerçekleşen rekabeti yaymaktadır. Daha önce kendi ülkemizde kullanıp denediğimiz ürünler ihraç etmek daha kolaydır. Ek olarak da pazar araştırması maliyetini azaltmaktadır. Dünya pazarında yaşanan yoğun rekabet, firmaları da ihracatçıları da ürünlerini müşterilere satma isteklerinden dolayı gerektiği gibi düzenlemektedirler. Firmalar müşterilerinin isteklerine göre neyi nasıl kullanacaklarını öğrendikleri yani know-how düzeyini yapmayı daha iyi öğrenmektedirler. İhracatın Türkiye için öneminden bahsettik eğer ülke olarak en büyük gelişmişlik sembollerinden biri olan ihracattan sapmazsak ileride çok daha gelişmiş bir ülke olarak var olmaya devam edeceğizdir.